see that coming
Home    Info    Ask
About: hurt people, hurt people.

Rag & Bone
Michael Pitt

İlgilenmedim. Ne zaman ağrım olsa aklıma geldi. Tedavi etmek için bir şey yapmadım. Sadece canımı yaktığında umurumda oldu. Onu da ağrıyı geçirmek için anlık yöntemlerle bastırdım. Neden oluştuğunu, neye zarar verdiğini hiç düşünmedim. Nelere sebep olacağını.
Boştum. Bomboş. Doldurmadıkça pislik doldu. Önemsemedikçe hiç bir şeyin yolunda gitmediğini göremedim. Ayrıca yolunda gitmeyen her şey için bir gerekçem de vardı zaten. Kişi ya da kişiler suçlu değilse ortam müsait değildi. Suçlu da yoktu aslında. Biri yüzüme vurmadıkça kimse suçlu değildi, suçluysa bile pek umrumda olmuyordu genel olarak. Zamanım boldu. Değerliydi. Ama değerini bilecek kadar önemsemiyordum.
Önemsemedikçe büyüdü. Dişlerime sıçladı. Açık söylemek gerekirse iltihabın yarattığı ağrı dayanılmazdı. bir süre sonra yüzümün şekli değişti. Göğsüme indiğinde biraz endişelendim. Durup dururken sıkışıyor nefesimi kesiyordu. Sık sık değildi. Merak ettim. Gittim ilgili kişilere göğsümü gösterdim, kalbimi dinlettim. Birşeyin yok dediler. İnandım. Yoktu da. Tekrarlamadıkça aklıma gelmiyordu.
Zamanla sözcüklerimin azaldığını farkettim. Konuşma merkezimde bir problem olsaydı bunu anlardım. Kelimeleri bulmakta zorlanmıyor, yanlış telaffuz etmiyordum. O halde sorun yoktu. Zaten konuşmayı pek sevmem. Konuşmasam da olurdu. Problem olduğunda sorunun bende olmadığını biliyordum sonuçta. Bana bir zararı yoktu. Ben biliyordum doğrusunu. Benden önemli kim olabilir ki?
Rengimin yavaş yavaş soluklaştığını farkettiğimde epey endişelendim. Bakma evhamlı biriyimdir ben normalde. Aslında ben farketmedim bu durumu. Yani insanlar garip garip bakar olunca bir terslik olduğunu anladım. Bu bakışlar beni rahatsız etmişti. Rahatsız olmadım da gariplik vardı belli ki. Ben pek rahatsızlık duymam zaten.
Bu yetmezmiş gibi gözlerim de kan kırmızı oldu. Ama görüşümü etkileyen bir sorun yoktu. Muhtemelen geçici bir durumdu. Alerjik falan.
Sabaha karşı 5.38de gözlerimi açtım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşıyordum. Oldukça pis bir koku vardı. Ne olduğunu anlayamadım. Ama yatak sırılsıklamdı. Işığı yaktım. Aynada kendimi tanıyamadım. Bütün vücudum kan revan içindeydi. Derim yüzülmüştü sanki. Çok miğde bulandırıcı bir görüntüydü. İçimin kalkmasına kalmadan kusmaya başladım. Hiç durmuyordu. Kulaklarımdan gözlerimden bir şeyler akıyordu. Kusmaya ara verebildiğimde kendimi sokağa attım. Kimse dönüp bakmıyordu. Sinirle bağırmaya kalktığımda tek yapabildiğim garip sesler eşliğinde kusmak oldu. İki denedim bıraktım zaten. İnsanlar da neymiş.
Sürünerek en yakın banka oturdum. Çok yorgundum. Oturduğum gibi hareketsiz kaldım, kaldığım gibi erimeye devam ediyordum. Her yerimden akan iltihap beni tanınmaz hale getirmişti. Zamanla akacak hiç bir şey kalmamıştı. Bukalemun gibi renk değiştirdim. Kendimi bıraktım, banka kattım. Rengim, tenim, fikrim kalmamıştı. Ha et kemik ha odun parçası. Arada fark yoktu sanki. Her şey yoluna girmişti sonunda.
Sonra o geldi. Elinde kitabı kulağında kulaklık. Oturdu. Çok güzel kokuyordu. Saçları dalgalı gözleri yeşildi. Dalgın gibiydi. Elindeki kitabı okumak için yeterli konsantreye sahip değildi. Bunu hissedebiliyordum. Sıcaklığını hissediyordum. İçini görebiliyordum. Saydam gibiydi. Elini üzerimde gezdirdi. Çok güzel bir enerjisi vardı. Hayatımda ilk kez bişey istedim. “Hiç gitmese ya”. Yavaşça doğruldu. Sıcaklığını ve enerjisini hala hissedebiliyordum. Uzalaştıkça azalır sandım. Hala azalmadı. Gözden kaybolana kadar izledim. Dönüp bakar mı diye bekledim de bakmadı.

best-of-funny:

X

best-of-funny:

X

(Source: dlooo13, via radicaloccurrences)

Never again.

(via todotempodomund-o)

mmtki:

2012-01-24

mmtki:

2012-01-24

(Source: retrofuturs, via this-is-the-thyme)

baconacids:

delusion

baconacids:

delusion

(Source: pvlace, via olvidare)

(via this-is-the-thyme)

grizzlyyyy:

Chema Madoz.

(Source: vanished, via bienaventuranzas)

"Spin Madly On" theme by Margarette Bacani. Powered by Tumblr.